KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/4007 E., 2008/5090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün davacı vekili ile davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalılardan ... ...’in müvekkiline olan vergi borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında kendisine ait taşınmazı kamu alacağının tahsilini engellemek amacıyla davalılardan ... ... ...’e sattığını, onun da kısa bir süre sonra borçlu davalının oğlu olan diğer davalı ... ...’e sattığını öne sürerek yapılan satış işleminin iptali ile eski malik ... ... adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... ... ve ... ... ..., borçlunun ekonomik sıkıntısı nedeniyle taşınmazı sattığını, mal kaçırma amacı bulunmadığını, davanın reddini savunmuşlar; diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davaya konu taşınmaz üzerinde davacıya takipteki alacağı ile sınırlı olmak üzere haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkeme kararı, hükmü temyiz eden davalılardan ... ... ve ... ...’e 07.08.2007 tarihinde; diğer davalı ... ... ...’e ise 24.07.2007 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise, HUMK’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra, davalılar ... ... ve ... ... tarafından 05.09.2007 tarihinde, diğer davalı ... ... ... tarafından ise 26.09.2007 tarihinde verilmiştir. İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan iptal davaları, aynı yasanın 281. maddesi hükmü gereğince, basit yargılama usulüne tabi olduğundan, HUMK 176/1 maddesi ve bu fıkranın 11. bendi uyarınca bu davalarda
adli ara verme söz konusu olmayıp, HUMK’nun 177. maddesi hükmü de uygulanmaz. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 ... ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden davalıların süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2)Davacı ... adına İstanbul Muhakemat Müdürlüğünün temyizine gelince; Davacı taraf, tasarrufun muvazaalı işlem nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiğini ve hükmün açıklanan biçimde düzeltildikten sonra onanmasını istemiştir. Borçlu davalının satış yaptığı ... ... ... ve ... ...’in taşınmazı sattığı borçlu davalının oğlu ... ... arasındaki satış işleminin (tasarruf) mahkemenin kabul ettiği gibi, İİK'nun öngördüğü alacaklıdan mal kaçırma amacına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu işlemin muvazaalı olduğu konusunda ise toplanan deliller yeterli bulunmamaktadır. Bu durumda davacı tarafın hükmün düzeltilerek onanması istemi kabul edilmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/4007, K. 2008/5090, 4 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama