KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/4049 E., 2009/200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu çarparak hasara neden olduğunu ileri sürerek, sigortalısına ödenen miktardan şimdilik 5.000.-YTL'nin, ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı daha sonra davasını ıslah ederek 68.940.-YTL'nin tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, olayda kusurlarının bulunmadığını, hasar miktarının da fahiş olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 63.506.-YTL'nin, 11.8.2004 ödeme tarihinden avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve zarar verenin gerçek zarardan sorumlu olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava dilekçesinde, davalıların trafik sigortasından 4.000.-YTL tahsil edildiğinin belirtilmesi karşısında, bilirkişi raporunda tespit edilen zarardan, bu miktarın indirilerek sonuçta 59.506.-YTL tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3- Taraflar arasındaki ilişki ticari bir ilişki olmayıp, haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle davalıların yasal faizle sorumlu tutulmaları gerekirken, avans faiziyle sorumlu tutulmaları da doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/4049, K. 2009/200, 26 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama