KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/4350 E., 2008/5813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu ...'ün alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Nevşehir, ... Köyü 1618, 743, 2310, 2356, 2748 parselin 1/2 hissesini, 2308, 3002, 3032 parselin tamamını 1.2.2005 tarihinde davalı ...'a sattığını belirterek tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davalı borçlunun mal beyanı dilekçesi ile bildirdiği altı parça taşınmaz borcu karşılamaya yeterli olduğundan, aciz halinin gerçekleşmediğini, İİK'nun 278. maddesinde öngörülen 2 yıllık süre geçirilerek dava açıldığını, satışların bedelli ve iyiniyetle yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu 1618 parsel yönünden davacı vekilinin keşif talebinden vazgeçmiş olması ve dosya kapsamına göre iddianın ispat edilemediği kanaati ile bu parsel yönünden davanın reddine; diğer parseller yönünden ise, taşınmazların ... değerlerinin çok altında bir fiyatla satıldığı, dolayısıyla yapılan işleminin bağışlama hükmünde olduğu gerekçesiyle dava konusu Nevşehir, ... Köyü 743 parselin 1/2'si,2308 parsel,
2310 parselin 1/2'si, 2356 parselin 1/2'si, 2748 parselin 1/2'si, 3002 ve 3032 parselinin tamamına ilişkin 1.2.2005 tarihli satış şeklindeki devre yönelik tasarrufların iptaline, alacaklıya iptal edilen tasarruflara konu taşınmazların, icra takibindeki alacak fer'ilerini geçmemek üzere haciz ve satışını isteme yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/4350, K. 2008/5813, 26 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama