KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/5002 E., 2009/997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıya ait ve sürücüsü belirlenemeyen aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, sigortalısına ödediği 1.758.00 YTL tazminatın ödeme gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, olayda davalı sürücüsü %75 oranında, davacıya sigortalı araç sürücüsü ise %25 oranında kusurlu olduğundan, davanın kısmen kabulü ile, 1.318.50 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-HUMK nun 73. maddesine göre, mahkeme, tarafları dinlemeden, onların iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.
Somut olayda, dosyada bulunan 10.12.2007 tarihli ... Memurluğu yazısında, davalı şirketin tescil adresi “..., No:1, Van” olarak bildirildiği halde, mahkemece, “... Blok No:1 Merkez/Konya” adresine dava dilekçesi ile duruşma gününü 7201 Sayılı Tebligat Yasası’nın 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, dava dilekçesiyle duruşma gününü bildirir davetiyeyi Van adresine tebliğ etmesi gerekirken Konya adresine tebliğ edilmekle, davada taraf teşkili sağlanmadığı gibi, davalının savunma hakkıda kısıtlanarak yokluğunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/5002, K. 2009/997, 2 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama