KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/5085 E., 2009/1871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- —
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili dava dilekçesiyle, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı ... ve ... için 8.000’er YTL, ... için 12.000 YTL, ... için 2.000 YTL manevi ile ... için 100 YTL, ... için 100 YTL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarını davacı ... için 7.595,95 YTL ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, sorumluluklarının kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını, temerrüde düşürülmediklerini, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesiyle, kusur oranını kabul etmediklerini, taleplerin fahiş olduğunu, davacı ...’ın zihinsel özürlü olup aktif husumet ehliyeti bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, dava dilekçesinde adı olan ... hakkında vekalet sunulamadığından davasının açılmamış sayılmasına, davacı ... için maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 6.076,75 YTL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline (sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak), manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... için 1.500 YTL, ... ve ... için 2.000‘er YTL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, 2918 sayılı KTK'nun 99. maddesi hükmü uyarınca, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun doğduğu tarihte muaccel olur. O halde, davalı ... şirketine davacılar tarafından dava tarihinden önce yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığının tespiti ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı taktirde dava tarihinde temerrüde düşürülmüş olduğunun kabulü gerekirken, yazılı olduğu şekilde davalı ... şirketinin haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulması doğru değildir.
3-) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b/3. maddesi uyarınca, sigortacı yargılama giderleri ile Avukatlık Ücretini ödemekle yükümlü olup, hükmolunan tazminat sigorta bedelini (sigorta limitini) geçerse, sigortacının tazminat oranı dahilinde ödeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, davalı ... sadece kabul edilen maddi tazminat oranına göre harç, yargılama giderleri ve Avukatlık Ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, diğer davalılarla birlikte tamamından sorumlu tutulması doğru değildir.
2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenler bozma nedeni ise de, bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/5085, K. 2009/1871, 30 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama