KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/5194 E., 2009/529 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini, 13.563,93 YTL'sı tazminatın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, hasarın belirtilen yer ve koşulda meydana gelmediğini, rizikonun poliçe teminatı dışında olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkiş raporuna göre davanın kısmen kabulü ile; takibin 5.745,00 YTL üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 1269.ncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.unci maddesi hükme gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879.maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafatının alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemeceyapılacak iş; dain ve mürtehin sıfatı olan bankanın muvafakatı olup olmadığı araştırılmalı, bankanın muvafakatı sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek dava sonuçlandırılmalı, aksi halde; davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/5194, K. 2009/529, 10 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama