KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/5377 E., 2009/5559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket nezdinde kasko sigortalı müvekkiline ait aracın karıştığı trafik kazasında ağır şekilde hasarlandığını pertinin uygun görüldüğünü, davalı şirketin ihbara rağmen hasar bedelini ödemediğini belirterek, 23.500 YTL sigorta bedelinin 28.11.2006 temerrüt tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Hür Sigorta A.Ş.vekili, kazanın yolcu istihap haddinin aşılması nedeniyle meydana geldiğini ve hasarın teminat kapsamında kalmadığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 11.500 YTL tazminatın 28.11.2006 tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.1.2 maddesi gereğince, “Aracın tam ziyana uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek
üzere, hasar anındaki gerçek değeri ödenir. Onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar yada taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, davalı sigorta şirketi, meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe, sigortacı tarafından davacı sigorta ettirenin uhdesinde bırakıp, hurda bedelini tazminattan düşmesi olanaklı değildir. Zira kasko sigortasında aslolan amaç, gerçek zararın, tamamen karşılanmasıdır.
Somut olayda; davacı taraf, sigortalı aracın hurdasını istemediğini, yargılama sırasında açıkça belirtilmiş olup, mahkemece davacının uğradığı gerçek zararın tümüne hükmetmek gerekirken, araç hurdasının davacı sigortalıya bırakılarak hurda bedelinin tazminattan düşülmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/5377, K. 2009/5559, 17 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama