KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/5730 E., 2009/1737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2009
- Mahkemesi
- Diyarbakır Asliye 2. Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mah.sıfatıyla
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabUlüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı aracın park halinde iken, tespit edilemeyen bir aracın çarpması neticesinde hasarlandığını, davalı tarafça olayın sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle tazminat ödenmediğini açıklayarak, 6.362,31 TL sigorta tazminatının, kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline ve munzam zararlarının da tazminine karar verilmesini talep etmiş, bilahare munzam zarara ilişkin taleplerini atiye terk ettiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, davacının doğru ihbar yükümlülüğüne uymadığını, hasarın belirtilen yer ve şekilde meydana gelmediğini, hasarın sigorta teminatı dışında kaldığını savunmuştur.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 6.337,29 TL'nın, 23.08.2005 temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının munzam zarar davasının HUMK'nun 409/5. Maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde talep edilen faizin türü belirtilmeyip sadece “temerrüt faizi” şeklinde talep edilmiş olmasına göre,istemin “yasal faiz” olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken,yazılı şekilde “temerrüt faizine” karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiş ise de,bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte olmadığından, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/5730, K. 2009/1737, 26 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama