KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/5739 E., 2009/2822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu aracın, davalı ... şirketinin yetkili acentası olan diğer davalı ... tarafından düzenlenen kasko poliçesi ile sigortalandığını, 3.11.2006 tarihinde meydana gelen kazadan sonra hasar bedelinin poliçenin iptal edilmiş olduğu belirtilerek ödenmediğini ileri sürerek, 15.000.-YTL tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin diğer davalı ... AŞ'nin yetkili acentası olup, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 9.maddesine göre, sigorta tazminatı ödemeyeceğini savunarak davanın husumetten reddini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili, araçta dava konusu kazadan önce birden fazla hasar meydana gelmesi nedeniyle poliçenin tek taraflı olarak feshedildiğini, feshin davacı tarafından bildirilen adrese tebliğe çıkarıldığını, söz konusu bildirimin davacının adresten taşınması nedeniyle tebliğ edilemediğini, adres değişikliğini bildirmeyen davacının bundan sorumlu olduğunu, müvekkilinin tebliğe ilişkin yükümlülüğünü yerine getirdiğini, kaza tarihinde geçerli bir poliçe bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, daha önceki kısmi hasarlar nedeniyle poliçenin iptal edildiğine ilişkin bildirimin davacı tarafından bildirilen adrese tebliğ edildiği, davacının adres değişikliğini sigorta şirketine bildirmesi gerektiği, bu nedenle davalı ... şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiği, kaza tarihinde geçerli bir poliçe bulunmadığı, diğer davalının ise husumet ehliyeti bulunmadığı benimsenerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı ...'ya yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin davalı ... AŞ'ne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan kasko tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda ... plakalı araca ilişkin olarak kasko sigorta poliçesinin düzenlendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, anılan bu poliçenin 3.11.2006 tarihli kazadan önce, dava konusu araçta birden fazla hasar meydana geldiği için tek taraflı feshedilmesi nedeniyle, kaza tarihinde geçerli bir poliçenin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sigorta priminin 18.1.2006 tarihinde 58.73.-TL peşin, geriye kalan kısmının ise takip eden aylarda beş eşit taksitle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, poliçe içeriğinden anlaşılmış bulunmaktadır. Sigortalı araç, 20.2.2006 tarihinde hasarlanmış ancak davalı ... şirketince bu hasara ilişkin herhangi bir ödeme yapılmamıştır.
Sigortalı aracı daha sonra 15.5.2006 tarihinde tek taraflı kaza sonucu yeniden hasarlanmış, sigortalıya, 14.7.2006 tarihinde bu kaza ile ilgili tazminat ödemesi yapılmıştır. Poliçenin prim taksitleri ise düzenli olarak tahsil edilmiş ve son prim tahsilatı 18.6.2006 tarihinde yapılmıştır.
Davalı ... tarafından, poliçenin 29.6.2006 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiği, fesih zeyilnamesinin sigortalıya tebliğe çıkarılmasına rağmen adres değişikliği nedeni ile tebliğ edilemediği iddia edilmişse de. (15.5.2006 tarihli) ikinci kaza nedeni ile hasar ödemesi yapılan 14.7.2006 tarihinde, sigortalının yapmış olduğu prim ödemelerinin de iade edilmesi gerekirken iade edilmediği anlaşılmıştır. Kaldı ki, bu adrese iptal bildirimi de yapılmamıştır.
Başka bir deyişle; davalı sigortacı tarafından son prim taksidi ödemesi hiç itirazsız kabul edildiğine ve bu tarihten sonra sigortalıya (ikinci kaza ile ilgili) hasar ödemesi yapıldığına göre, sözleşmenin geçerliliği kabul edilerek, işin esasına girilip, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/5739, K. 2009/2822, 4 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama