KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/5977 E., 2009/887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kasko tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalı ... vekilince istenilmiş, olmakla duruşma için tayin edilen 24.2.2009 salı günü davacı ... İnş. Nak. Taah. İth. İhr. Oto. Tur Sey. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili avukat ... ile davalı ... Şti. vekili avukat ...eldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar Avukatları dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı aleyhine fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak daha önce Batman 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/642 esas sayılı dava dosyasında açmış oldukları tazminat davasında 5.500 YTL tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini ileri sürerek, fazlaya ilikin olarak kalan 13.144 YTL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin olarak kalan 13.144 YTL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, daha önce açılan davada verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, dolayısıyla davacının bakiye alacağının 13.144 YTL olduğu benimsenerek davanın kabulü ile 13.144 YTL tazminatın 6.11.2006 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bu davaya dayanak teşkil eden Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/642-2007/476 sayılı asıl dava
dosyasında, davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da anılan kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 11. HD'nde 2008/1452 numara ile kayda alındığı keza anılan mahkeme kararının altındaki kesinleşme şerhinde mühür ve imzanın bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, hükme esas alınan Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/642, 2007/476 sayılı kararının neticesi beklenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/5977, K. 2009/887, 24 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama