KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/6181 E., 2009/2181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete ait aracın, müvekkili şirkete zorunlu mali mesuliyet ve ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında sigortalı araçta yolcu olarak bulunan üçüncü kişiye tedavi gideri olarak 61.915.-YTL ödeme yapıldığını, kaza sırasında araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle rücu hakkının doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 8.000.-YTL'nin, 13.3.2008 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sürücünün alkollü olduğuna dair tespit olmadığını, rücu hakkının doğmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkının doğmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk ve ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın yaptığı kaza sırasında araç sürücünün alkollü olduğu iddiasına dayalı olup, üçüncü kişiye ödenen
../..
tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları A-1.maddesinde sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının sigorta teminatının kapsamı başlıklı 1.maddesinde ise, sigortacı aracın işletenine yükletilebilecek hukuki sorumluluğu poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin edeceği düzenlenmiştir.
2918 sayılı KTK.nun 95/2.maddesi zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları B-4 ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartları 4. maddesi hükmü uyarınca sigorta şirketi tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir.
Taraflar arasındaki ZMSS genel şartları B.4.d maddesi ve İMSS genel şartlarının 4.c maddesi gereğince sigorta şirketinin kendi sigortalısından kazaya karışan diğer araç için ödediği tazminatı talep edebilmesi için sigortalı veya sürücüsünün salt alkolün etkisi ile kazaya neden olması gerekir. Böyle bir durumun varlığını ispat yükü sigorta şirketine düşmektedir. Bu nedenle sürücünün aldığı alkolün oranı da doğrudan doğruya sonuca etkili değildir.
Davacı ... şirketi ZMSS kapsamında poliçe limiti olan 60.000,00YTL tedavi gideri ve İMSS kapsamında ise 1.915,00YTL tedavi giderinin üçüncü kişiye ödendiğinin belirtmiştir.
Somut olayda, her iki Poliçe Genel Şartları'nın rücu hakkını düzenleyen bölümünde sigortalının veya sürücüsünün alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından dolayı olayın meydana gelmiş olması halinde sigortacının sigortalısına rücu edebileceği öngörülmüş, herhangi bir oran ve sınırdan söz edilmemiştir.
Kazadan sonra sürücünün aldığı alkol oranının tespiti yapılmamış ise de otopsi tutanağında doktor bilirkişi tarafından koklamakla alkollü olduğu belirlenmiştir.
Sürücünün almış olduğu alkolün oranı sonuca etkili olmadığına göre mahkemece, aralarında nöroloji ve trafik konusunda uzmanın bulunduğu bilirkişi heyetine birlikte inceleme yaptırılıp, olayın oluş şekli, hava, yol durumu gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilip, kazanın sadece alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da etkili olup olmadığının açıklığa kavuşturulması kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediğinin, tespitiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/6181, K. 2009/2181, 7 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama