KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/847 E., 2008/3723 K.·T.C. Yargıtay 17.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2008
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirket aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını bu nedenle borçlu şirketin adına kayıtlı 34 GZS 42 plakalı aracını diğer davalı ...’a satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, aracın davadan önce davalı ... tarafından dava dışı 3. bir şahısa satıldığından davanın dinlenme olanağı kalmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptaline ilişkindir.
İİK’nun 277 ve müteakip maddelerine göre tasarrufun iptali davaları borçlu ile lehine iptale tabi tasarruf yapılan 3.kişiler aleyhine açılır (m.282). Buna göre iptal davasında borçlu ve 3.kişi davalı tarafta mecburi dava arkadaşı durumundadırlar, lehine tasarruf yapılan kişi iktisap ettiği mal veya hakkı bir başka kişiye devretmiş ise
bu durumda davacı isterse devralan aleyhine kötüniyetli 4. kişi olarak dava açılabilir veya elinden çıkaran borçlu tarafından lehine tasarrufta bulunulan 3.kişinin tazminata mahkum edilmesini isteyebilir (İİK m.283), Açıklanan yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak toplanacak deliller sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken somut olayın farklı biçimde yorumlanarak yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/847, K. 2008/3723, 3 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama