KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/10301 E., 2010/2542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazdaki 1/8 hissesini davalı ...’ye, 6/8 hissesini Veli’ye bu hisselerin de adı geçen davalılarca diğer davalı ...’ya satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıların birbirlerini tanıdıkları borçlunun durumunu bildikleri gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, aciz belgesinin davanın her aşamasında hatta karar düzeltme aşamasında dahi sunulmasının mümkün bulunmasına, davalılar ..., ... ve ...’nın, borçlu ...’ün alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduklarının zabıta araştırması ve dosya kapsamı ile anlaşılmış olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİY. 280/II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Hüküm fıkrasında, davalı ...’ye taşınmazın 1/8 payının ve davalı ...’ye de taşınmasın 6/8 payının satıldığının açıkça belirtilmemesi suretiyle iptaline karar verilen pay miktarı yönünden infazda tereddüde yol açacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise; o değer üzerinden belirlenmesi gerekir. Dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri belirlenmemiş. Rapor tarihi olan 11/05/2009 tarihindeki değer ile takip başlangıç değeri karşılaştırılarak harç alınmıştır. Bu nedenle tasarruf tarihindeki taşınmazın devredilen paylarının değeri bulunduktan sonra dosyaya sunulan aciz belgesindeki miktar ile karşılaştırma yapıldıktan sonra harç miktarı belirlenmelidir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/10301, K. 2010/2542, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama