KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/1245 E., 2009/3579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait ve davalı ... idaresindeki ambulansa, diğer davalıların malik, ... ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, 5.807.82 YTL hasar bedelinin, ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ..., kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuşlardır.
Diğer davalılar, duruşmaya gelmemişler ve davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, Daire’nin 27.11.2007 tarih, 2007/2857-3892 Esas ve Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı ... aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile, 1.716.50 YTL’den bu davalıdan 860.67-YTL’lık kısmının ise diğer davalılar ile birlikte müteselsilen ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumluluğuna, bozma ilamı dışında kalan diğer hususlar kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş; ancak, ödeme tarihinin ne olduğu hususunda bir açıklama yapmamıştır. Bu durumda mahkemece, servis irsaliyeli faturasının düzenlendiği 31.10.2003 tarihi ödeme tarihi olarak kabul edilerek, bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde ödeme tarihi belirtilmeden hüküm kurulması doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/1245, K. 2009/3579, 25 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama