KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/1792 E., 2009/3136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin dava dışı ... isimli şahıstan olan alacağı için icra takibi yaptığını ancak borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait taşınmazı davalıya devrettiğini öne sürerek dava konusu taşınmaz üzerinden alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece davalının davayı kabul etmesi nedeniyle davanın kabulü ile ... tarafından ...’a yapılan tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı yasanın 282. maddesi uyarınca iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılması gerekir. Bunlardan başka kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir.Somut olayda borçlu olduğu bildirilen ...’nun kendisine ait taşınmazı davalı ...’a satmış olduğu öne sürüldüğü halde dava sadece 3. kişi olan ... aleyhine açılmıştır. Bu nedenle borçlu ... ile davalı ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı olması nedeniyle
dava dilekçesinin borçlu ...’na tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra bildirilmesi halinde delilleri toplanmalı, davanın esasına girilip hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekir. Taraf teşkili kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece (kendiliğinden) gözetilmesi zorunludur. Bu yönler gözardı edilerek taraf teşkili sağlanmadan davanın sonuçlandırılmış olması doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/1792, K. 2009/3136, 14 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama