KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/3464 E., 2009/6754 K.·Birleştirilen Dava
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mahkemesi
- Mut Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne birleştirilen davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde asıl davanın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, davalı ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek, borçlunun dava konusu taşınmazlarını akrabaları ... ile ...’a ve muhasebecisi ...’ye satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, birleşen davanın hak düşürücü süreden dolayı reddine, asıl davada ise davalılar ... ve ...’ın borçlunun durumunu bilebilecek kişiler oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı ...’nın borçlunun bacanağı ve davalı ...’ın da yeğeni olmasından dolayı adı geçen davalıların borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak yada alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olmalarından dolayı tasarrufların iptali gerekeceğine (İİY. 280/II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre, davalılar ..., ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava dilekçesinde yazılı olmayan ... Caddesi, 685 ada, 61 parsel açısından da davanın kabulüne karar verilmiş olması bozma nedeni ise de bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/3464, K. 2009/6754, 26 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama