KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/3724 E., 2009/6592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin kasko sigortacısı olduğu araca davalıların işleteni- sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması nedeni ile sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin müvekkilince sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 2.350,96YTL tazminat tutarının TTK’nun 1301’inci maddesi uyarınca davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili tarafından kaza tarihini kapsayan bir poliçe düzenlenmediğini, müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazaya neden olan aracın kaza tarihinde davalı ... tarafından sigortalı olduğunu, araç plakasının değişmiş olmasının davalı ... şirketinin sorumluluğunu kaldırmayacağı gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, 2.000,00 YTL’nin ödeme tarihi olan 14.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davalı ... kazaya neden olan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet trafik sigortacısıdır. Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından davalının dava tarihinden önce temerrüde düştüğü kanıtlanamamış olup, davalı ... şirketinin dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Mahkemece anılan husus gözardı edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/3724, K. 2009/6592, 20 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama