KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/4631 E., 2009/5147 K.·-y Argıtayilamı –
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... Sigorta A.Ş. ile davalı ... Tur. Taş. İnş. Güv. Tem. Gıda San. Ltd. Şti vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 2.715.454.000-TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalı ... poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 02.03.2005 tarihli oturumda davalı sürücü hakkındaki davasından feragat etmiştir.
Davalı ... vekili, dava dilekçesinin tebliğinden önce 08.12.2004 tarihinde davacı şirket hesabına talep edilen tazminatın havale edildiğini, davacı şirketin bunu kabul etmeyerek iade ettiğini davadan önce temerrüde düşmediklerini, ödeme tarihinden faiz iştenemeyeceğini belirterek kusur ve hasarın tesbiti ile davanın reddini istemiştir.
Önceki mahkeme hükmünün davalı .... vekili tarafından temyizi nedeniyle Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.10.2006 tarih ve 2005/8745-2006/9633 sayılı ilamı ile bozulması üzerine mahkemece davanın kabulüne, 2.715.45-YTL tazminatın davalı ... şirketinden 13.07.2004 tarihinden 08.12.2004 tarihine kadar diğer davalılardan ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı .... vekili ile davalı ... Tur. Taş. İnş. Güv. Tem. Gıda San. Ltd. Şti. Vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, TTK'nun 1301. Maddesi gereğince açılan kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu davasıdır. Mahkemece, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.10.2006 gün 2005/8745-9633 sayılı bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir.
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda "2.715.45-YTL tazminatın davalılardan tahsiline, davalı ...Ş.'nin ihtar tarihinden itibaren 8 gün sonrasından başlayarak 08.12.2004 ödeme tarihine kadar temerrüt faizi ile sorumlu tutulmasına" karar verilmişken, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında "2.715.45-YTL tazminatın davalılardan tahsiline, davalı ...Ş.'nin ihtar tarihinden 8 gün sonrası olan 13.07.2004 tarihinden 08.12.2004 tarihine kadar temerrüt faizi ile sorumlu tutulmasına, davalı ... dışındaki davalıların, davacı şirketçe ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle sorumlu tutulmalarına" karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
T.C. Anayasası yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir.HUMK'nun 382. maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağının içtihat edilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş; bozmadan sonra, hakimin önceki kısa karar ile bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı .... vekili ile davalı ... Tur. Taş. İnş. Güv. Tem. Gıda San. Ltd. Şti. Vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/4631, K. 2009/5147, 9 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama