KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/6071 E., 2009/8059 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Antalya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan muris ...aleyhine icra takibi yapıldığını, borcu karşılayacak mal bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalılar İbrahim, Mustafa, Havva ve Kemal’e satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacı tarafça aciz belgesi sunulmadığı ve davalı borçlu...’in ölümünden sonra mirasçı olan çocuklarının da mirası reddetmelerinden dolayı davalı olan kardeşler aleyhine icra takibi yapılması mümkün olmasına rağmen dava şartlarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Borçlu muris...’in 24/11/1999 tarihinde ölümü üzerine mirasçı olarak 3 çocuğunun kaldığı ve bu mirasçıların da süresinde açtıkları dava sonunda verilen 29/03/2000 tarih ve 2000/324 esas 2000/437 karar sayılı ilam ile mirası reddettikleri hüküm altına alınmıştır.
Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. İİK.nun 277 ve devamı maddelerinde öngörülen hükümlere bakıldığında, bu davalar kendine özgü nitelik taşırlar ve davacı alacaklı tasarrufun iptali davasını hem borçlu hemde lehine tasarrufta bulunulan üçüncü kişiye birlikte yöneltmek zorundadır.
Somut olayda murisin mirasının en yakın mirasçıları tarafından reddedildiği dosya aracındaki mahkeme ilamı ile anlaşılmaktadır. Ancak mirasın reddi işleminin iptaline yönelik olarak açılmış davanın Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/111 esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiği görülmektedir.
Bu nedenle açılan iptal davasının sonucunun beklenmesi ve davanın reddine karar verilmesi ve kesinleşmesi halinde ise mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip tasfiye sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddedilen borçlu için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci ile davaya devam edilmesi gerekir.
HGK.nun 3.7.2002 tarih E.15-572 K.577 sayılı kararında da açıklanan bu ilkelere değinilmiştir. O halde yukarıda sözü edildiği gibi araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/6071, K. 2009/8059, 7 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama