KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/6675 E., 2010/928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2010
- Mahkemesi
- ... Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, ... 3.... Müdürlüğünün ... Esas, sayılı dosyasından, 23.12.2005 ve 24.12.2005 tarihlerinde davacıya ait işyerindeki malların haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borcun ödendiğini ve davanın konusu kalmadığını savunmuştur.
Mahkemenin davanın konusu kalmadığından reddine ilişkin kararı, ... 21.Hukuk Dairesinin 20.03.2007 tarih,2006/8070 Esas ve 2007/4833 ... sayılı ilamı ile, konusu kalmayan dava hakkında ... verilmesine yer olmadığına ... verilmesi gerektiğinden bahisle düzeltilerek onanmış, onama kararına karşı davacının ... düzeltim talebi üzerine düzeltilerek onama kararı kaldırılmış ve konusu kalmayan dava hakkında ... verilmesine yer olmadığına, yargılama giderinin davada haksız olan tarafa yükletilmesi gerektiğinden mahkeme kararı bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, konusu kalmayan dava hakkında ... verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ... verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava,3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Mahkemenin 19.04.2006 tarihli ilk kararında davalı alacaklı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmiş ve bu hüküm davalı alacaklı tarafından temyiz edilmediğinden davacı yararına kesinleşmiştir.Her ne kadar davacının ... düzeltim talebi ile ... bozulmuş ise de, davacı lehine daha önceden doğan kazanılmış hak ilkesinin bu hükümle bertaraf edilmesi düşünülemez.
Bu durumda mahkemece, bozmadan sonra davalı alacaklı yararına nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/6675, K. 2010/928, 9 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama