KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/8288 E., 2010/2890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Hatay 2. İcra Müdürlüğünün 2006/2267 Esas sayılı dosyasından, davacı şirkete ait işyerinde bulunan malların 15.03.2006 tarihinde haczedildiğini, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasının kabulü ile söz konusu haczin kaldırılmasını talep etmiştir
Davalı alacaklı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu duruşmaya gelmemiş ve cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Mahkemece, davacının İİK’nun 96/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin aksini ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi ve alacaklı yararına nisbi vekalet ücreti takdir edilmediği gerekçesiyle davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Davalı alacaklı vekilinin temyizine gelince, davacı 3.kişinin davası red edildiğine göre, vekil ile temsil edilen davalı alacaklı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11. Maddesi 4. Fıkrası son cümlesi gereğince nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. Maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/8288, K. 2010/2890, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama