KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/8749 E., 2010/3727 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında 2.6.2008 tarihinde haczedilen menkul malların müvekkili tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2008/529 sayılı takip dosyasında açık artırma yoluyla satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Bu dava ile birleştirilen şikayet davasında da haczin İİK.nun 99. maddesine göre yapılarak alacaklıya istihkak davası açması için süre verilmesi gerektiğini belirterek İİK.nun 97. maddesine göre yapılan işleminin iptalini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ve borçlunun evli olduklarını ve borçlu hazır iken haciz yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, birleşen 2008/408 esas sayılı dava dosyasında, haczin İİK.nun 99. maddesi uyarınca yapılması gerektiğine dair şikayetin reddine; asıl davada ise davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince istihkak davasına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 231. maddesinde menkul bir malı ihaleden satın alan kimsenin ihale anında onu iktisap edeceği hükme bağlanmış ise de malların borçlunun elinde bulunmasını gerektirir hukuki ve fiili sebeplerin davacı 3.kişi tarafından gösterilmesi ve ispatlanması gerekir. Davacı ile borçlunun karı-koca oldukları ve aynı evde oturdukları, davacı kadının mahcuzları ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında ihaleden satın aldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Borçlunun hem dava konusu haciz, hem de sonraki haciz sırasında hazır bulunduğu, icradan satın alınan eşyaların yeniden birlikte kullanıma terk edildiği dolayısıyla mahcuzların borçlunun elinde iken haczedildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İİK.nun 97/a. maddesi uyarınca bir menkul malı elinde bulunduran onun maliki sayılır, borçlu ile 3.kişilerin menkul malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur.
Mülkiyet karinesi borçlu/alacaklı lehinedir. Karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacının dava konusu menkulleri ihaleden satın alacak geliri olduğuna dair dosyaya herhangi bir delil sunulamadığı gibi, davacı tarafından soyut mahcuz malların ihaleden satın alındığı iddiasıyla kanıtlanmış sayılamaz. Değinilen bütün bu nedenlerle istihkak davasının reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/8749, K. 2010/3727, 22 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama