KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/9237 E., 2010/2799 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davacıların murisinin kullandığı araç ile davalı tarafa zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın çarpışması sonucu desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 100.000.TL. destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, sorumluluklarının kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, davacı ... için 91.605,37 TL, ... için 8.349,63.TL olmak üzere toplam 100.000,00.TL.nin 10.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Ekonomik ve sosyal durum araştırılmasına göre destek İbrahim’in emekli olduktan sonra ek iş olarak otobüs şoförlüğü yapmakta olduğu anlaşılmıştır. Desteğin çalıştığı ... Turizm Ltd Şti den desteğin aldığı
düzenli ve sürekli gelirine ilişkin kayıtlar temin edildikten sonra tazminat raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacı ile, uzman bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/9237, K. 2010/2799, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama