KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/9544 E., 2010/3664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca davalıya ait aracın çarpması nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, belirterek 6.390 TL Tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile; 3.195,00 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, davasını TTK.nun 1301 nci maddesinde yazılı halefiyet hakkına dayandırmıştır. Böyle bir davada sigortacı, ödediği tazminatı değil, ödenmesi gerekli gerçek zarar miktarını zarar sorumlusundan isteyebilir. Gerçek zararın belirlenmesi için HUMK.nun 275 ve devamı maddeleri gereğince mahkemece konusunda uzman makine mühendisi bilirki-
şiden hasar bedeline ilişkin rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde gerçek zarar belirlenmeden davacının ödediği miktara göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/9544, K. 2010/3664, 20 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama