KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2010/345 E., 2010/1226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davalının sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiği ve ödenen tazminatın rücuan tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, takibe yönelik Itirazın iptali ile 5.019,00 TL'ya 13.10.2006 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak koşulu ile takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesi nedeni ile sigortalıya ödenen tazminatın rücuan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, icra inkar tazminatı istemi reddedilmiştir. İtirazın iptali davasına özgü bir sonuç olan icra inkar tazminatı, asıl alacağın likit olması halinde uygulanır. Salt borca haksız şekilde itiraz edilmiş olmasının bir sonucu olup, borca haksız şekilde itiraz edilmesini önleme amacını taşımaktadır ve HUMK’nun 1. maddesi 2 fıkrası
hükmüne göre de, inkar tazminatı müddeabihin belirlenmesinde dikkate alınmaz. Bu nedenle, icra inkar tazminatı isteminin reddi nedeniyle, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/345, K. 2010/1226, 16 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama