KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/4966 E., 2010/11442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan ...’un müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuşladır. Mahkemece aciz belgesi ibraz edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davaları elinde kat'i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi bulunan kişiler açabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re'sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir.
Aciz belgesinin dava açılmadan dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtay'ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır.
Somut olayda alacaklı davacı tarafından alacağının tahsili amacı ile Söke icra müdürlüğünün 2009/86 ve 87 sayılı dosyaları ile yapılan takiplerde borçlunun adresinde 24.06.2009 tarihinde yapılan haciz işlemi sırasında borçlunun haczi kabil malının bulunmadığına ilişkin haciz tutanağı tanzim edilmiş ayrıca 2009/86 sayılı takip dosyasında borçluya ait 2996, 3013 ve 3693 parsel sayılı taşınmazlarına, her iki takip dosyasında da
2010/4966
2010/11442
borçlunun dört adet aracına haciz konulmuş, ancak haciz konulan taşınmazların ve araçların değeri belirlenmediğinden bu mahcuzların borcu karşılayıp karşılamadığı anlaşılamamıştır. Bu durumda mahkemece haciz konulan taşınmazlar ile araçların değerinin bilirkişiler vasıtası ile belirlenmesi, üzerindeki diğer hacizlerde göz önüne alınarak belirlenen değerin davacının alacağını karşılayıp karşılamayacağının saptanması, ondan sonra borçlunun aciz halinde olduğunun anlaşılması halinde davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/4966, K. 2010/11442, 23 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama