KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5229 E., 2010/8267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın kaza sonucu pert olduğunu, ihbara rağmen davalı şirketin poliçe feshedildiğinden bahisle araç bedelini ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL'nin 4.2.2009 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 21.10.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 16.000 TL daha artırarak toplam 17.000 TL araç bedelinin temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının davaya konu olaydan önce 3 kez kısmi hasarı olduğunu bu hasarlardan sonuncusu olan 9.10.2008 tarihli hasardan sonra müvekkilinin fesih hakkını kullanarak 14.10.2008 tarihinde poliçenin iptaline dair bildirimi davacıya gönderdiğini davaya konu kazanın 25.1.2009 tarihinde poliçenin iptalinden çok sonra meydana geldiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ...Ş vekilinin temyiz itirazına gelince;
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... şirketi duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirmiş, davalı vekili cevap dilekçesi hazırlayıp ibraz etmiş yine bilirkişi raporuna beyanlarını yazılı dilekçe ile bildirip iadeli taahhütlü mektup aslını mahkemeye sunmuştur.
AAÜT'.nin 5. Maddesi hükmü gereğince " Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat Tarife hükümleriyle belirlenen ücretin tamamına hak kazanır" Mahkemece davanın esastan reddine karar verilmesine göre AAÜT.nin 12. maddesi hükmü uyarınca davalı taraf lehine reddedilen kısım üzerinden karar tarihi itibariyle 2.040 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde 175 TL dilekçe yazım ücretine karar verilmesi doğru deği, bozma sebebi ise de,
bu yöndeki yanılğının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMk.nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/5229, K. 2010/8267, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama