KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5469 E., 2010/9027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı kamyon ile karşı şeritteki minibüsün çarpışması sonucu davacıların desteğinin öldüğünü, davacının sürücüsünü 2/8 kusurlu kabul ederek davalılara toplam 2.469,60 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödediğini, ancak Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre davacının sürücüsünün 1/8 kusurlu olduğu anlaşıldığından fazla ödenen 1.234,80 TL nin ödeme tarihi olan 8.4.2004 den işleyecek ticari faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile, 1.234,80 TL nin 8.4.2004 tarihinden işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
7.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2009 tarihinden itibaren 1.400 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/5469, K. 2010/9027, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama