KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/6603 E., 2010/9060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi), ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2919 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 14.10.2009’da haciz konulan ... plaka sayılı aracın noterde yapılan sözleşme ile hacizden önce 13.11.2009’da satın aldığını, hacizden önce mülkiyetin kendisine geçtiğini belirterek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, sulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın haciz tarihinden önce noterde yapılan sözleşme ile satın alındığı, mülkiyetin hacizden önce üçüncü kişiye geçtiği, “gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında dava değeri takibe konu alacak miktarı ile hacizli malın değerinden hangisi az ise ona göre belirlenir.
Somut olayda nispi karar ve ilam harcının dava konusu aracın değeri üzerinden hesaplanması gerektiği dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi isabetli değildir.
Öte yandan kamu düzeni ile ilgili hususlara aykırı davranılması aleyhe bozma yasağı kuralı kapsamı dışında kalır ve re’sen incelenebilir.Yargılama harçlarının noksan alınması da kamu düzenine ilişkin bir yanlışlık olup bozma nedenidir.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/6603, K. 2010/9060, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama