KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/10725 E., 2012/4056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline trafik sigortalı, davalının sürücüsü olduğu aracın dava dışı üçüncü şahsın aracına çarparak hasar verdiğini ileri sürüp, hasar bedelinin anılan aracın hak sahiplerine ödendiğini belirterek, kaza sırasında sigortalı araç sürücüsü davalının ehliyetsiz ve tam kusurlu olması nedeniyle, dava dışı aracın hak sahibine ödenen hasar tutarının davalıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kaza sırasında ehliyetsiz araç kullandığını, ehliyetine bir trafik ihlali nedeniyle el konulduğunu bildirerek, hasar tutarına itiraz etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile davalının Ordu 1. İcra Müdürlüğünün 2009/10081 sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirket, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında 3. kişiye ödediği tazminatı, sigortalı aracın ehliyetsiz sürücüsü olan davalıdan tahsil etmek istemiştir. 2918 Sayılı KTK.’nun 95. ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.c. maddeleri uyarınca, sigorta, ödediği tazminatı sigorta ettirene (akidine) rücu edebilir,
âkidi olmayan sürücüye yönelmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece davacının akidi olmayan davalı sürücü hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/10725, K. 2012/4056, 4 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama