KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/11587 E., 2012/4255 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ile...tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı ...'ya satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar,satışın gerçek olduğu gerekçesiyle davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, satış bedeli ile gerçek değer arasında bedel farkı bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK.'nın 278/III-2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine göre davalılar ... ile ...'nun aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davanın kabulüne karar verilerek Muğla, ..., 104 ada 51 parsel sayılı taşınmazda davalı ...'ın 3/12 oranında hissedar olduğu ve tasarrufun bu kısma ilişkin yapıldığı halde, bu taşınmaza ilişkin 1/3 nispetinde iptal kararı verilmesi bozma nedenidir.
3-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Hükme esas alınan 11/03/2010 tarihli bilirkişi raporunda 104 ada 51 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak davalı borçlunun maliki olduğu 3/12 oranındaki hissesini devrettiği nazara alınmadan 1/3 pay değerinin hesaplandığı ve harç hesabının bu miktar ile iptale konu 104 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 336/2400 payına isabet eden gerçek değeri toplamı üzerinden yapıldığı anlaşılmış ise de 104 ada 51 parsel sayılı taşınmazın 3/12 hissesine göre alınması gereken harç miktarı hatalıdır.
4-Hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde icra dosya numarası belirtilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya uygun değildir.
Ne var ki yukarıda 2 , 3 ve 4 numaralı bentlerde yazılı hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HMK.’nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/11587, K. 2012/4255, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama