KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/12045 E., 2012/1710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davaya katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan ...’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiş, ... Bankası A.Ş. vekili kendilerinin davaya konu taşınmazı üzerindeki ipotek nedeniyle cebri icradan satın aldıklarını ancak dava nedeniyle konulan ihtiyati tedbir kararından dolayı taşınmazın adlarına tescil edilemediğini öne sürerek davaya katılmıştır.
Davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması ve davalıların akraba olmaları nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, katılan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece hüküm kurulurken davanın tüm tarafları hakkında karar verilmesi gerekmektedir. Somut olayda, .... Bankası A.Ş. şahsi hakkına dayanarak 24.06.2008 tarihinde verdiği dilekçe ile davaya katılmıştır. Ancak katılan yönünden herhangi bir karar verilmemiştir. Bu durumda mahkemece davaya katılan .... yönünden de olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemesi doğru
olmadığı gibi İİK’nın 283/II maddesine göre iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahsın nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekirken üçüncü kişi konumunda olan davalı ...’in borcu nedeniyle dava konusu taşınmaz cebri icra yolu ile satıldığı halde adı geçen davalının tazminata mahkum edilip edilmeyeceğinin karar yerinde tartışılmaması da doğru bulunmamıştır
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/12045, K. 2012/1710, 16 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama