KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/12338 E., 2012/1500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi), ... İcra Müdürlüğü’nün 2010/1903 sayılı Takip dosyasında trafik kaydına 10.03.2010‘da haciz konulan ... plaka sayılı aracı 08.03.2010‘da noterde yapılan sözleşme ile satın aldığını, mülkiyetin hacizden önce kendisine geçtiğini, haczi 23.03.2010’da öğrendiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, alacaklının takip borçlusu ...’e bir araç satıp karşılığında çek aldığını, karşılıksız çıkması üzerine icra takibi başlattıklarını, borcun doğumundan sonra alacaklıdan mal kaçırmak için aynı aracın danışıklı olarak satıldığını, buna ilişkin tasarrufun iptali davasını açtıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın trafik kaydına haciz konulmasından önce noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığı, davacının kötü niyetinin kanıtlanamadığı, davalı alacaklının açtığı tasarrufun iptali davasının feragat nedeni ile reddine karar verildiği, haczin davacının adına tescil işlemini yaptırmamasından kaynaklandığı, alacaklının davanın açılmasında kusurunun bulunmadığı, davacı yararına tazminata hükmedilmesi için aranan koşulların da gerçekleşmediği“
gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, tazminat talebinin reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından tazminat, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
1.Dava konusu haciz, aracın borçlu adına kayıtlı olması nedeni ile konulmuş olup alacaklının kötü niyetinden bahsedilemeyeceğinden tazminata hükmedilebilmesi için İİK’nun 97/15 maddesinde aranan koşulların gerçekleşmediği yönündeki kabul yerinde bulunmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davacı üçüncü kişi icra dosyasına istihkak iddiasında bulunmuş, davalı alacaklı taraf buna itiraz etmiş, dava açıldıktan sonra da haczin kaldırılması yönünde bir girişimde bulunmadığı gibi davayı kabul de etmemiştir. Açılan tasarrufun iptali davasının ise feragat ile sonuçlandığı konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Somut olayda 1086 sayılı HUMK’nun 94/2. (6100 sayılı HMK’nun 312/2) maddesinde aranan koşular gerçekleşmediğine göre, davalı alacaklının davanın açılmasına neden olduğunun kabulü gerekir. Buna göre dava kabul ile sonuçlandığından yargılama giderleri ile duruşmalarda kendisini bir vekil aracılığı ile temsil ettiren davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekli bulunmadığından, 6100 sayılı HMK’nnu ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/12338, K. 2012/1500, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama