KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/5139 E., 2011/11673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ...Ş. ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu ...'ın üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalı ...'ya sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tasarrufun iptali davalarında aciz belgesinin dava şartı olduğu, davacı tarafça aciz belgesinin ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ...Ş. ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK'nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekir. Ancak 5411 sayılı Bankacılık Yasasının geçici 13-16.madde hükmüne göre davacı bankanın sermayesinin yarısından fazlasının kamu kurum ve kuruluşlarına ait olduğu ve açtığı tasarrufun iptali davasında aciz belgesi aranmayacağı belirgin olup biran için aciz belgesinin aranmasının düşünül-
mesi halinde dahi icra dosyasında borçlunun haciz tatbik edilen taşınmaz hisseleri üzerinde bulunan ipotek miktarları, yapılan malvarlığı araştırmaları ve fiili haciz tutanağına göre davalı borçlunun aciz halinin mevcut olduğu kabul edilmelidir. Hal böyle olunca davalı borçlunun aciz halinin varlığı kabul edilerek davanın diğer şartlarının araştırılması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/5139, K. 2011/11673, 5 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama