KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/10032 E., 2013/154 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkiline ait ambulansın hasta sevk ettiği sırada meydana gelen kazada hasarlandığını, kaza tespit tutanağında sürücülerin kusur oranlarının belirlenmemesi nedeniyle sigorta şirketinin hasar bedelini ödemeyi kabul etmediğini, bu nedenle de aracın tamir edilemediğini, ileride açılacak tazminat davalarına esas olmak üzere hasar ve kusura etki eden delillerin tespitine ihtiyaç duyulduğunu belirterek, araç hasarı ve araçtaki değer kaybı ile kazanın oluşumunda araç sürücülerinin kusur oranlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; mahkemece, dava dilekçesinin HMK.'nin 119/b maddesindeki şartları taşımadığı, davalının adresinin bildirilmediği, kazanın yaralamalı olması nedeniyle savcılık tarafından yürütülen soruşturmanın devam ettiği, kusur oranının açılacak ceza davasında tespit edilebileceği, araçtaki hasar, işçilik ve değer kaybının yaptırılacak tespit ile hesaplanabileceği, davanın HMK.'nin 106. maddesindeki tespit davası şartlarını taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Talep, HMK.'nin 402. maddesi gereğince delil tespiti istemidir.
Somut olayda, davacı vekili, ileride açılacak tazminat davalarına esas olmak üzere hasar ve kusura etki eden delillerin tespitine ihtiyaç duyulduğunu belirterek, araç hasarı ve araçtaki değer kaybı ile kazanın oluşumunda araç sürücülerinin kusur oranlarının mahkeme kanalıyla ve bilirkişi marifetiyle belirlenmesini istemiş, mahkemece talep, tespit davası olarak görülüp sonuçlandırılmıştır.
Bu durumda, davacı tarafın talebinin icrai bir sonuca yönelmediği anlaşıldığından, istemin delil tespiti olarak değerlendirilerek buna göre işlem yapılması gerekirken, hatalı vasıflandırma ile talebin tespit davası olarak kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/10032, K. 2013/154, 15 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama