KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/12520 E., 2013/12278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının sürücüsü olduğu aracın trafik kazası sonucu kusurlu olarak ...'ın ölümüne sebebiyet verdiği ve mirasçılara davacı tarafından 21.659,00 TL ödendiğini, alacağın rucüen tahsili için davalı aleyhine Söke 1.İcra Müdürlüğününde yapılan icra takibine itiraz nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, 21.659,00 TL. asıl alacak üzerinden yapılan takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile 21.659,00 TL. asıl alacak ve 448,61 işlemiş faiz üzerinden davalının itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük olmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2012/12520
2013/12278
2- Rücuen tazminat istemine yönelik bu davada, kusur oranının ve gerçek hasar miktarının belirlenmesi incelemeyi gerektirdiğinden alacak likit değildir. O halde, davacının icra-inkâr tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK'nin geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nin 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/12520, K. 2013/12278, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama