KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/1347 E., 2012/10610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2012
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·3 bölüm
...
-Y ARGITAYİLAMI –
MAHKEMESİ
Tüketici Mahkemesi DAVALILAR : ... ve ...
Taraflar arasındaki taşınmaz hukukundan kaynaklanan davada Samsun 2.Sulh Hukuk ve Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Dava, 7685 ada 14 parselde bulunan zemin kat 1 nolu bağımsız bölümün gizli ayıplı ve hatalı olarak teslim edilmesi nedenleriyle tazminat istemine ilişkindir.
Sulh Hukuk Mahkemesince, dava konusu uyuşmazlığın tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Tüketici Mahkemesi ise, taraflar arasındaki ihtilafın 4077 sayılı yasa kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/f maddesine göre satıcı; “ Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişiler” olarak, aynı Yasa’nın 3/e maddesinde de Tüketici: Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmış, 3/c maddesinde ise, “konut ve tatil amaçlı taşınmaz mal satımları da” Tüketici Yasası kapsamına alınmıştır.
Somut olayda, müteahhit olan ve davada taraf olmayan ...'ün davalı ... ve ...'a dava konusu taşınmazı sattığı,davacı ...'da söz konusu taşınmazı davalı ... ve ...'dan satın aldığı anlaşılmıştır.
.../...
2012/1347
2012/10610
Bu durumda, davacıya dava konusu daireyi satan davalı ... ve ...'ın, arsa sahibi, emlakçı veya müteahhit olmadığı, ticari ve mesleki anlamda satıcı tanımına uymadığı anlaşılmaktadır. Anlaşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamına girmediğinden, uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/1347, K. 2012/10610, 5 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama