KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/14899 E., 2013/4013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın davalının işleteni olduğu aracın çarpması sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek 1.782,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının aracın çalınmasında kusuru olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davalı sigortalı aracın hasar görmesine neden olan aracın kayıt malikidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesi uyarınca trafikte tescilli araçların satışı ancak noterde yapılan satış işlemiyle gerçekleştirilebilir. Davalı her ne kadar aracını gayri resmi olarak sattığını ve daha sonra aracın çalındığını ileri sürmüş ise de geçerli bir satış işlemi yapılmadığı için mülkiyet devrinden sözedilemez. Karayolları Trafik Kanunu'nun 107. maddesine göre, işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasp edilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. Somut uyuşmalıkta aracın haricen satışı ve teslimi
sonrasında araç işleteni aracın çalınmasında kusurlu olmadığını kanıtlayamamıştır. Bu nedenle sadece harici satış savunması sorumluluktan kurtulmak için yeterli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/14899, K. 2013/4013, 21 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama