KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/1647 E., 2012/12803 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 20.11.2012 Salı günü davacı ... vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... geldi. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı ... vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ...’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait olan taşınmazı diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edileceği hususu düzenlenmiştir. Somut olayda borçlu davalının cevap dilekçesindeki beyanlarından diğer davalıyı tanıdığı ve tasarrufa konu edilen taşınmazı da davalı ...’nın sahibi
olduğu şirketten satın aldığı, aldığı taşınmazın bedelini ödeyemediği, ayrıca dosya içerisindeki belgelerden üçüncü kişi konumunda olan davalı ...’ın borçlu davalının kullandığı kredinin kefili olduğu, bu kredi borcunun davalı ... tarafından ödenememesi nedeniyle kendisi tarafından ödendiği, böylece borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda davalılar arasındaki tasarrufun İİK.nun 280. maddesi uyarınca iptaline, dava konusu taşınmaz yargılama sırasında davalı ... tarafından elden çıkarıldığı ve davacı davasını bedele dönüştürdüğünden İİK’nın 283/II maddesine göre üçüncü kişi olan davalı ...’ın taşınmazı elden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında davacının alacağından fazla olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/1647, K. 2012/12803, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama