KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/6110 E., 2013/6980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili ve lehe kötü niyet tazminatı takdir edilmediği gerekçesi ile davacı 3.kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Manavgat 1.İcra Müdürlüğünün 2011/767 sayılı takip dosyasından, davacıya ait caterpiller yükleyici 18.08.2011 tarihinde haczedildiğni borçlu ile bir ilgisinin olmadığını, belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı 3.kişi şirket ortakları ile borçlu arasında organik bağ olduğunu, haciz mahallinde borçluya ait belgelerin bulunduğunu, davacı şirketin sonradan kurularak borçluya ait malların haczini engellemeye çalıştığından haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu iş makinesinin 27.10.2010 tarihinde noter satış sözleşmesi ile davacı tarafından Borusan Makine AŞ'den alındığını ve davacı adına Ticaret Odasına tescil edildiğinden bahisle davanın kabulüne karar verimiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ve lehe kötü niyet tazminatı takdir edilmediği gerekçesi ile davacı 3.kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı 3.kişinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava konusu iş makinesi 18.08.2011 tarihinde borçlu ... huzurunda haczedilmiş ve haciz mahallinde borçlulara ait pekçok belge bulunmuştur. İİK'nun 97/a madesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile alacaklı yararına olup karine aksinin kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekir.
Somut olayda, takip dayanağı borç 23.10.2009 tarihinde doğmuş,davacı 3.kişi şirket ise borcun doğumundan sonra 24.12.2009 tarihinde borçlunun adresinde, borçlu ...'in kardeşi ... tarafından %99 hissedar olacak şekilde kurulmuştur. Dava konusu iş makinesi yine borcun doğumundan sonra davacı 3.kişi adına noter satış sözleşmesi ile alınmış ve hacizden sonra 17.10.2011 tarihinde ticaret odasına tescil edilmiştir.
Davacı şirketin borcun doğumundan sonra borçlu ile aynı adreste ve borçlunun kardeşinin %99 hissedarı olacak şekilde kurulması, dava konusu işmakinesinin bu şirket adına alınması ve hacizden sonra ticaret odasına tescil edilmesi alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik danışıklı işlem niteliğinde olduğundan alacaklının haklarını etkilemeyecektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davacı 3.kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/6110, K. 2013/6980, 14 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama