KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/16217 E., 2015/5170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmaz hissesini 8.4.2011 tarihinde davalı ...'ya sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu ... vekili, aciz belgesi sunulmadığını, takibe itiraz ettiklerini, itirazın kaldırılması veya iptali yönünden dava açılmadığını, 29.12.2011 tarihli borç tasfiyesi ve taahhüt gereği ödelerin devam ettiğini, sonucunun beklenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazı borca mahsuben 215.000 TL bedelle sattıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili,aciz belgesi sunulmadığını, takibin kesinleşmediğini, 29.12.2011 tarihli protokol gereğince davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu taşınmaz hissesini 8.4.2011 tarihli borç tasfiyesine yönelik olarak 215.0000 TL bedelle aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın düşük bedelle ve alacaklılardan mal kaçırma amacıyla devredildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, borçlu hakkındaki icra takibinin 29.12.2011 tarihinde kesinleşmiş olmasına, 4.5.2011 tarihli haciz tutanağının İİK'nun 105.maddesi kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde bulunmasına, borçlu tarafından yapılan ödemelerin infaz aşamasında değerlendirilmesinin mümkün olmasına,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/16217, K. 2015/5170, 31 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama