KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/3709 E., 2014/3149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2014
- Mahkemesi
- Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 09/10/2012
- Numarası
- 2012/59-2012/405
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı K. K.Tur Turizm Sertaş Oto San. Tic. Ltd.Şti vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın neden olduğu kazada davacıların yaralandığını ve yakınlarının hayatını kaybettiğini ileri sürerek toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile toplam 48.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı K.l K.Tur Turizm Sertaş Oto San. Tic. Ltd.Şti vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı K. K. Tur Turizm Sertaş Oto San. Tic. Ltd.Şti vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk hüküm manevi tazminat tutarlarının fazla olduğu gerekçesi ile bozulmuştur. Borçlar Kanunu’nun 47.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır.
Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Her ne kadar mahkemece verilen ilk kararda bozulmuş ise de, dava konusu olayda, davacılardan Şükriye ve Ahmet çocuklarını, Turgut ve İzzet kardeşlerini kaybetmişler ve kendileri de yaralanmıştır. Davalı sürücünün tam kusurlu eylemi de değerlendirildiğinde bu kez hükmedilen manevi tazminatlar yetersiz olup, adalete uygun düşmemiştir. Daha yüksek manevi tazminat takdir edilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/3709, K. 2014/3149, 6 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama