İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/13329 K.2016/9629

Davacı vekili, davalılardan ...A.Ş nin diğer davalı ...Ş nin acentesi olduğunu, davacıya ait iş yerinin 17/05/2007- 17/05/2008 tarihleri arası için yangın poliçesi ile sigortalandığını, davacı işyerinin depoları arasındaki emtia değişkenliği nedeniyle iki…

Esas2014/13329Karar2016/9629Tarih1 Kasım 2016Okuma6 dk · 1.213 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2014/13329 E., 2016/9629 K.·-k A R A R-

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Kasım 2016
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.213 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili, davalılardan ...A.Ş nin diğer davalı ...Ş nin acentesi olduğunu, davacıya ait iş yerinin 17/05/2007- 17/05/2008 tarihleri arası için yangın poliçesi ile sigortalandığını, davacı işyerinin depoları arasındaki emtia değişkenliği nedeniyle iki depodaki emtia değerinin yükseltilmesi amacıyla davalı ...ye başvurularak zeyilname talep edildiğini, 29/07/2007 tarihindeki sigortalı iş yerinde çıkan yangın sonucunda emtia ve demirbaşların yanarak zarar gördüğünü, bu nedenle de davalı acentenin zeyilname düzenlenmemiş olduğunu fark ettiklerini,

29/07/2007 tarihinde çıkan yangın nedeniyle işyerinde meydana gelmiş olan zarar ve munzam zarar toplamı olan 355.712.18.-TL nin davalılardan dava tarihinden itibaren en yüksek banka iskonto faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...vekili, yangının kasıtlı çıkarıldığını, zeyilname bulunmadığını, davacının sigorta primini ödememiş olduğunu ve sorumluluklarının .... nun 1282 ve 1295. maddeleri gereğince primin ödenmesi ile başlayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...Ş vekili, yangın raporunda yangının kasten çıkarıldığı sonucuna ulaşıldığını, müvekkil şirketin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak koşuluyla davacının uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olduğunu, davacının tanzim edildiğini iddia ettiği zeyilnamenin geçersiz olduğunu, talebin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 270.000,00 TL zarar ile 2.700 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren en yüksek banka iskonto faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Dava, Yangın Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Bir sigorta sözleşmesi yapılıp poliçe düzenlendikten sonra sigorta poliçesinde gösterilen şartlarda değişiklik yapılmak istenirse ve sırf bu değişiklik için de sigorta poliçesinin değiştirilmesi istenmediği taktirde asıl sigorta poliçesine ek olarak yeni bir belge düzenlenmesine sigortacılık uygulamasında zeyilname adı verilir. Zeyilname yeni bir sigorta sözleşmesi değildir. Asıl poliçenin ayrılmaz bir cüz'üdür.

Bu nedenle de ...'nın 1267. maddesinin somut olayda uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

Kaldı ki ...'nın 1267. maddesine göre de poliçeyi vermemesi nedeniyle sigortacının sorumlu olması için öncelikle icap ve kabulle sonuçlanan bir sigorta sözleşmesinin kurulması ve bundan sonra ...'nın 1295. ve 1296. maddeleri gereğince sigortacının sorumluluğunun başlaması için poliçenin tanzim edilerek sigortalıya tevdi edilip ilk primin tahsil edilmemiş olması yani sigortacının mükellefiyetlerini yerine getirmemiş olması gerekir.Somut olayda icap ve kabulle sonuçlanan rızai bir sigorta sözleşmesi bulunmamaktadır.6102 sayılı ...'nın 1405 maddesine göre verilen teklifname 30 gün içinde reddedilmemişse sigorta sözleşmesi kurulur.

Fakat 6762 sayılı ...'da buna paralel bir hüküm olmadığından susma, kabul beyanı olarak nitelendirilemez. Bu nedenle sigorta sözleşmesinin şartlarında değişiklik yapılmasına yönelik teklifin davalı tarafından kabul edildiğine dair bir bilgi veya beyan olmamakla davalı ... şirketinin sorumluluğu bulunmamaktadır.

2-Davacı vekili tarafından 100.000 TL munzam zararın olduğu iddia edilmiştir. Her ne kadar dava dilekçesinde munzam zararın ne şekilde oluştuğu açıklanmamış ise de dosya kapsamındaki davacı vekili beyanından; yanan toplam iplik miktarına ilişkin hasar bedelinin davalı ... şirketi tarafından ödenmiş olması durumunda net satış ve net kar kaybının minimize edilme imkanı bulunacağı ve banka kredileri için ayrıca finansman maliyeti altına girilmeyeceği ve munzam zararın bu şekilde oluştuğunun iddia edildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıdaki bentte açıklandığı üzere ortada geçerli bir zeyilname olmadığından, poliçe limiti dışında kalan ve düzenlenecek zeyilname ile arttırılması teklif edilen miktarın ödenmemiş olması nedeniyle davacı munzam zarar talebinde de bulunamayacaktır. Burada üzerinde durulması gereken husus, poliçe limiti içerisinde kalan ve daha önce kesinleşmiş mahkeme kararı ile (... 2 Asliye Ticaret Mah. 2008/75 E. 2010/455 K.) hüküm altına alınan 155.264,77 TL miktarın geç ödenmesi nedeniyle davacının munzam zarar talep edip edemeyeceği hususudur.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacı şirketin kazanç kaybından bahsetmenin mümkün görülmediği ancak brüt satış karlılığı açısından yapılacak değerlendirmede şirketin ortalama satış karlılık oranının %6, faaliyet giderleri payının da %5 olarak hesaplandığı, Vergi Takdir Komisyonu Kararı ile hesaplanan 270.000 TL zarar miktarının dikkate alınması sonucu, davacı şirketin söz konusu malı alıp yeniden satışa sunamaması nedeniyle oluşabilecek munzam zararının maksimum (270.000* %6) - 270.000*%5)= 2.700.00 TL olacağı yönünde afaki şekilde hesaplama yapılmış ve mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen 2.700 TL nin munzam zarar olarak davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 105. maddesinde, alacaklının düçar olduğu zararın geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiç bir kusur isnat edilemiyeceğini ispat etmedikçe bu zararı dahi tazmin ile mükellef olduğu düzenlenmiştir. Yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesinde alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlunun kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır.

Kanun hükümlerinin açık lafzından da anlaşılacağı üzere, munzam zarar; borçlunun temerrütü nedeniyle uğranılmış olan ve temerrüt faizini aşması nedeniyle borçlu tarafından karşılanmayan zarardır. Alacaklı, temerrüt nedeniyle uğradığı ve temerrüt faizini aşan bakiye zararının borçludan tahsilini talep edebilir. Ancak munzam zararın olduğu hususunun alacaklı tarafından ispatlanması gerekir. Diğer bir anlatımla fiilen uğranılan zararın somut veri ve belgelerle tevsik edilmesi gerekir. Zira munzam zarar, alacaklının öz varlığından, ekonomik ve sosyal faaliyetlerinden, toplum içerisindeki statüsünden, başına gelen olaylardan kaynaklanan, somut olgular nedeniyle uğramış olduğu fiili zarardır (HGK'nın 31.10.2007 tarih ve 2007/11-668 E.-2007/798 K. ilamı).

Soyut anlatımlar, muhtemel kar kayıpları, elde edilmesi tahmin edilen gelir kalemleri munzam zararın ispatı için yeterli değildir. Yine yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu gibi hususlar davacıyı ispat yükünden kurtarmaz (HGK 2000/5-1611 E. ve 2000/1636 K. ilamı).

818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 105. maddesinde karşılanması öngörülen, faizi aşan zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri) dışında, davacının durumuna özgü, somut vakıalarla ispatlanması gerekir (HGK'nın 31.10.2007 tarih ve 2007/11-668 E.-2007/798 K. ilamı).

Davacı tarafça munzam zararın varlığına ilişkin herhangi bir somut delil ibraz edilmemiş olup bu haliyle davacı tarafça munzam zararın varlığı ispat edilememiştir.

Bu durumda mahkemece, poliçe limiti içinde kalan miktarın geç ödenmesi ile ilgili olarak munzam zararın ispatlanamadığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3-Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,(3) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 01.11.2016 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, munzam zarar istemine ilişkindir. Somut olayda davacıya ait iplik emtiası 29.07.2007 tarihinde yanmış ve davalı 155.264,77 TL olan sigorta tazminatını 28.12.2010 ve 11.03.2013 tarihlerinde ödemiştir.

Alacaklının uğradığı zarar, geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bu zararı dahi tazmin ile yükümlüdür.

Sigorta ilişkisinin asıl amacı, hasarlanan ve zayi olan sigortalı emtia nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi olup sigortalının hasara uğrayan emtiayı aynen yerine koyacağı düşünüldüğünde geç ödeme halinde sigortalının munzam zararı, sigortalı emtianın riziko tarihindeki değeri ile ödeme tarihindeki değeri arasındaki farktır.

Davacı vekili, munzam zarar isteğini malını satamaması nedeniyle uğradığı gelir kaybına dayandırmış ise de sigorta ilişkisinin asıl amacı sigortalı malın aynen yerine konulması olduğundan ayrıca ve daha yükseği kanıtlanmadıkça sigortalının munzam zararının hesabında ayrıca ispatı gerekmeyen ikame değerin esas alınması gerekir. (Yargıtay 11.H.D 2001/9712 E, 2002/4337 K, 2002/10768 E, 2003/2267 K, 29.11.2004 tarih 2420 E, 11645 K.)

Somut olayda davacı, sigorta bedelini 2007 yılında alsaydı sigortalı malını yerine koyabilecekken ödemenin yapıldığı 2010 ve 2013 yıllarında aynı malı hangi bedelle yerine koyabilecek ise aradaki fark davacının somut munzam zararını oluşturmaktadır. Bunun ise ayrıca ispatı gerekmemektedir. Sigorta davalarında ikame değer belirlenmek suretiyle munzam zararın hesaplanması gerekir. Bu nedenle, davalı ... şirketi 155.264,77 TL tazminatın geç ödenmesi nedeniyle doğan munzam zarardan sorumlu olduğundan buna yönelik Sayın Çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/13329, K. 2016/9629, 1 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/13329
Karar No
2016/9629
Tarih
1 Kasım 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/13339 K.2016/13147
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/13351 K.2016/9081
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/13370 K.2016/13148
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/13397 K.2016/9747
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/13402 K.2016/13369
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/13408 K.2016/9694

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.