KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/21135 E., 2017/3391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARA R-
Davacılar vekili, 20.07.2009 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde müvekkillerinin desteği Uğur Sunkar’ın vefat ettiğini açıklayıp her bir müvekkil için 5.000,00 TL’den toplam 10.000.00 TL dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca müteveffanın aracın sürücüsü olması sebebiyle taleplerin sigorta teminatı kapsamında olmadığını, müvekkili şirkete husumet düşmeyeceğini, murisin kazada asli kusurlu olduğunu, kendi kusurundan faydalanamayacağını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; trafik kazası nedeni ile 6098 sayılı TBK m. 53 gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 109. maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini için kaza gününden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda ceza Kanununun öngördüğü ceza zamanaşımının uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Eylemin suç oluşturması yeterli olup, ayrıca fail hakkında mahkumiyet kararı ile sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı gerekmemektedir. (HGK'nin 10.10.2001 gün 2001/19-652, 2001/705 K) HGK'nin
2014/17-2198 E, 2015/1495 K sayılı kararında tek taraflı kazalarda dahi, cezai anlamda kamu düzeninin bozulduğu, bu nedenle ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda; 20.07.2009 tarihinde meydana gelen kazada davacıların murisi ölmüştür. Eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 68 ve 85.maddelerinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi dikkate alındığında dava tarihi olan 19.02.2013 tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; zamanaşımı süresinin dolmadığı dikkate alınmak suretiyle işin esasına girilip, tarafların delilleri toplanıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hatalı gerekçelerle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/21135, K. 2017/3391, 29 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama