KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/3932 E., 2015/13129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2015
- Mahkemesi
- ............Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ...'un yönetimindeki, diğer davalı ...'nin maliki olduğu araç ile müvekkillerinin murisi .......'in kullandığı minibüsün çarpışması şeklinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili ...'ın eşi, diğer müvekkilleri ......, ........ ve .........'ın babaları..........'ın vefat ettiğini, müvekkili ...'nin ise müteveffa .........'in kullandığı minibüste yolcu olup olayda yaralanarak maluliyete uğradığını belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ....... ve ........için ayrı ayrı 4.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan, davacı ... için 4.000 TL sürekli iş göremezlik zararı ile davacı ...... için 30.000 TL, davacılar ....., Hakan ve ........ için 20.000'er TL, davacı ... için 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini davacı ... için 106.098,51 TL , davacı ... için 75.784,65 TL , davacı ... için 37.811,08 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı ... vekili, iddia edilen olayda müvekkilinin kusursuz olduğunu ileri sürmüş, davalı ........... vekili, müvekkili şirketin sigortalı olduğu iddia edilen ......... plakalı aracın 13.09.2006 kaza tarihini kapsayan geçerli poliçesinin tespit edilemediğini belirtmiş, davalı ........ vekili, maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davacıların davalı ............. aleyhine maddi tazminat istekli davasının husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacıların diğer davalılar aleyhine maddi tazminat istekli davasının kabulü ile davacı ... için 106.098,51 TL , davacı ... için 75.784,65 TL , davacı ... için 37.811,08 TL maddi tazminatın 13.09.2006 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ........ yönünden sigorta limiti ile sınırlı ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinden sorumlu olmak kaydıyla) bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
davacıların davalılar ... ile ... aleyhine açmış oldukları manevi tazminat istekli davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ...
7.500,00 TL , davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın 13.09.2006 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen, davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. Maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiş, davalılar yararına hükmedilen vekalet ücreti, davacılar yararına hükmedilmesi gereken vekalet ücretini geçemeyeceğinden, bu hususa riayet ederek düzeltme yapılmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/3932, K. 2015/13129, 1 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama