KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/5530 E., 2015/11892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu nedenle borçlunun kendisine ait taşınmaz hissesini diğer davalı kardeşi ...'ye devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Yargılama sırasında taşınmaz üçüncü kişi tarafından elden çıkarıldığından ,davayı bedele dönüştürerek satış bedelinin faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili,taşınmazın müvekkilinin babasından intikal ettiğini iştirak halindeki mülkiyeti sona erdirmek için borçlu kardeşin hissesinin alındığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu ...,duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, borcun doğumundan sonra borçlunun kendisine ait hisseyi düşük bedel ile kardeşine yaptığı tasarrufun iptali gerektiği ancak taşınmaz davalı ... tarafından dava dışı ...'e satıldığı ve dava bedele dönüştürüldüğünden devredilen hisseye isabet 12.325,98 TL tazminatın satış tarihi 02.04.2013'den itibaren işleyecek faizi ile birlikte sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve faiz başlangıç tarihinde hata olduğu iddiası ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davacı vekilinin tüm davalı ... vekilinin
aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-İİK’nın 283/II fıkrası gereğince iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilir.
Yukarıda açıklanan şekilde davanın bedele dönüşmesi halinde davacı alacağı ve ferilerinin miktarı ile bağlı kalınarak tasarruf konusu malın 3. kişi tarafından elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değeri de göz önünde bulundurularak bedele hükmolunması, davacının, icra takibinde alacağın faiz ve ferilerini talep etmesi halinde, davacı tarafın asıl alacak ve ferilerinden oluşan alacağına, ikinci kez faiz yürütülecek şekilde karar verilmemesi zorunlu iken mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı olduğu şekilde, taşınmazların 3. kişi tarafından elden çıkarıldığı tarihten itibaren faiz yürütülerek karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/5530, K. 2015/11892, 10 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama