KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/8322 E., 2016/4400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacılar vekili, davalının trafik sigorta şirketi olduğu, davacıların yolcu olarak bulunduğu aracın kazası sonucu davacılardan küçük ... ile annesi davacı ...’nin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 10.000,00 TL maluliyet tazminatının davalıdan ilk başvuru tarihinden 8 iş günü sonra veya dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davacılar vekili, 26.07.2013 havale tarihli dilekçe ile ... için talebini 26.393,28 TL’ye yükseltmiştir.
Davacılar vekili, 21.11.2013 havale tarihli dilekçe ile davacı ... yönünden davadan vazgeçtiğini belirterek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacının ... yönünden açmış olduğu davayı takip etmeyeceği anlaşıldığından bu davacı yönünden açılan davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... yönünden açılan davanın kabulü ile 26.393,28 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 22.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle kazaya neden olan aracın trafik sigorta şirketinden maluliyet tazminatı istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen 818 sayılı Borçlar Kanununun 46. maddesinde (6098 sayılı TBK. Bedensel Zarar başlıklı madde 54), bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.
Sözkonusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki davada ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim dalı Başkanlığı, Adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen özürlü sağlık kurulu raporunda davacının %6.3 oranında maluliyetinin bulunduğu bildirilmiş, mahkemece yukarıda anlatılan şekilde bir maluliyet araştırması yapılmamıştır. O halde, mahkemece Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacı Kübra’nın maluliyet derecesi ve oranının, iyileşme süresinin belirlenmesi amacıyla Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine rapor alınıp sonucuna göre maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/8322, K. 2016/4400, 7 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama