KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/12451 E., 2018/399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki mavuzaalı işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Hayrettin aleyhine açtığı boşanma davası sonucu hükmedilen tazminat, nafaka alacağı ve mal rejimi davası sonucu hükmedilen alacakları ile ilgili olarak takip yaptıklarını, bu aşamada anılan şahsın mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını davalı ...'e devrettiğinden, bu muvazaalı devir işleminin iptalini istemiştir.
Davalı ..., kötü niyetli satış olmadığını mal kaçırma amacının bulnmadığını belirtmiştir.
Davalı ... vekili, taşınmazın 65.000,00 TL ye alındığını ve kar amacı ile dava dışı üçüncü kişiye satıldığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın dava açılmasından 1 gün önce 25.11.2013 tarihinde dava dışı Mürüvet Yalçın'a satıldığı davalı ... davalı ... ve Mürüvet arasında akrabalık ve önceden tanışıklığın ispat edilmediği bedel farkının satış vergi ve harcını düşük tutulması için yapıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve salt bedel farkının BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali için yeterli olmadığı ancak İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak tasarrufun iptali davası yönünden iptal nedeni olduğu, davacının bu davadaki hukuki sebebini BK'nun 19 maddesi olarak belirlediği ve mahkemece nitelemenin bu şekilde yapıldığı,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/12451, K. 2018/399, 30 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama