KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/12500 E., 2018/6308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın müvekkillerin desteğine çarpıp kaçmak suretiyle ölümüne neden olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000’er TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, zarar görenlerin zararının ispat ve tespit edilmesini, davacılara ... tarafından tazminat ödenmiş ise; bu miktarın tazminattan düşülmesini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının kısmen kabulü ile davacılar ... yönünden 14.745,00 TL, davacı ... yönünden 29.581,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 11.02.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi (destekten yoksunluk) tazminat istemine ilişkindir.
...'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren 2
yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır.
Somut olaya bakıldığında; davacı eş ...’ya davadan önce ödeme yapıldığı, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Karayolu Trafik Garanti Sigortası ile davacı ... arasında 17.01.2007 tarihli ibraname imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacı tarafından imzalı ibraname bulunmasına ve eldeki davanın 08.03.2013 tarihinde açılmış olmasına göre, ...'nın 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanıp uygulanmayacağı irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/12500, K. 2018/6308, 25 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama