KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/17943 E., 2018/8403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davacının tüketici kredisi kullanan ve vefat eden ... kefil olduğunu ve ING Bank ...
Şubesi'nde bulunan şahsi hesabı üzerine banka lehine rehin tesis edildiğini, kredi borçlusu ... banka lehine hayat sigortası yaptırıldığını ve pirim yatırıldığını, kredi borçlusunun vefatı nedeniyle bankanın davalı şirkete başvurup tazminatı talep etmek yerine davacının hesabından rehin hakkında dayanak 94.213,00 TL'yi çektiğini ve krediyi tasfiye ettiğini, kredi borcunun hayat sigortası ile güvence altına alındığından, davacının yaptığı ödemeyi halefiyet ilkesi uyarınca şirketten talep etmesine rağmen netice alamadıklarını belirterek,
94.213,00 TL'nin davalının temerrüt tarihi olan 01/02/2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; poliçeye bağlı dava haklarının ING Bank AŞ ... Şubesi'ne ait olduğunu, söz konusu sigortanın sigortalının kullandığı kredinin teminatı olarak ING Bank...Şube Müdürlüğü lehine yapılan sigorta olduğunu, kredi borcunun mirasçılar veya kefiller tarafından ödendiği takdirde poliçede özel şart yoksa sigorta şirketine rücu hakkı olmadığını, sigortalı ... hiç bir hastalık veya sağlık sorununun bulunmadığını beyan etmesine rağmen ölüm sebebinin kanser olduğunu, poliçenin tanzimi sırasında gerçeğe aykırı beyanlar nedeniyle teminat dışı kaldığını ve
tazminat talep etme olanağının kalmadığını, kefile ödeme yapılabilmesi için poliçede onula ilgili özel bir şartın veya temlikin olması gerektiğini, dava dilekçesindeki tutarın fahiş olduğunu ve faiz başlangıç tarihi ve oranında usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın öncelikle husumet nedeniyle mümkün olmadığı takdirde esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre;Davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından ve ölüme neden olan hastalığın sigortalı hasta tarafından bilinmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bankadan tüketici kredisi kullanılmasının hedeflenmesi nedeniyle kasten ... rahatsızlığının gizlendiği kanaati ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı ... muris sigortalının banka kredisi borcunu kefil olarak ödemiş ve dava konusu poliçede dain-i mürtehin olan İNG Bank A.Ş.
01/11/2011 tarihli yazısında davacı ...’in söz konusu borcu ödediğinden davalı Sigorta şirketine karşı işbu davanın açılmasına muvafakat verdiği, buna göre davacı ...’in aktif husumet ehliyetinin varlığı anlaşılmakla mahkemenin davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddi yönündeki gerekçesi yerinde olmamakla birlikte;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/17943, K. 2018/8403, 1 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama